İçeriğe geç

Onlar dışarıdan, bizimkiler içeriden…

WhatsApp

Avrupa ne zaman haddini bilmezlik, küstahlık yapsa aklıma Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Hatay konusunda İtalyanlara kendini bilmez yaklaşımları üzerine söylediği o zekâ ürünü uyarı gelir: “Bana çizmelerimi giydirmeyin!”

Benzer tavrı, Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanlığı, AK Parti sözcüsü ve grup toplantısındaki tarihi konuşmasında Devlet Bahçeli sergilediler.

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda kabul edilen “2025 Yılı Türkiye Raporu” ile ülkemize yapılan küstahlığı hatırlayalım:

AP, Yunanistan'ın Ege Denizi'nde karasularını 12 deniz miline kadar genişletme konusundaki yasal hakkını kullanması halinde Türkiye'nin, Yunanistan'a karşı resmi savaş tehdidini sürdürmeye devam etmesinden derin endişe duyuyormuş.

CHP'nin genel başkanı ile parti yönetiminin sözde “siyasi kurgularla görevden alınması” (!) muhalefete baskı imiş. Türkiye tamamen otoriter bir sisteme geçecekmiş. (!) Türk makamlarının, dinî bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlâk gündemini toplumun her kesimine aşılamasından (!) endişeliymişler ve Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısında bulunmuşlar.

Bunlar, Türk hükümetinin reform ya da üyelik sürecini yeniden canlandırma konusunda gerçek bir siyasi iradeye sahip olmadığının açık göstergesi imiş.

Türkiye'de çifte standart varmış. Hükûmet, destekçilerine muhalefetten farklı davranıyormuş. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmuyormuş. Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk halini kınıyorlarmış.

Buraya kadar, Avrupa’dan bize gelen küstahlıkların özetine değindik. Bir de, dilimize sonradan girdiği haliyle “İçimizdeki İrlandalılar var”… Bunlar da Türkiye’yi Avrupa’ya şikâyet edip duruyorlar.

2025 yılında AİHM’e Türkiye’den 9 bin 865 şikâyet gitmiş. Bunlardan sadece 66’sında “ihlal kararı” verilmiş. Diğer başvurular reddedilmiş. Avrupa genelinde ihlal kararıyla sonuçlanan başvuruların oranı %2,12 iken, Türkiye’de bu oran %0,67 ile genel ortalamanın bir hayli altında kalmış. 2024’de olduğu gibi 2025 yılında da yaşam hakkı, işkence yasağı ve ifade özgürlüğü konularında Türkiye aleyhine tek bir ihlal kararı çıkmamış. Ancak bizimkiler soysuzca şikâyete devam ediyorlarmış…

Tüm ülkeler açısından bakıldığında 2025 yılında, 18.450 toplam “derdest başvuru” ile ülkemiz ispiyoncuları birinci sırada yer alıyormuş. Rusya (7.200) ikinci, Ukrayna (4.000) üçüncü, Polonya ise (3.500) dördüncü geliyormuş.

Bu duruma hayli sinirlenen Devlet Bahçeli, tarihî konuşmasında şöyle diyordu: “Ne çarpıcı bir tezattır ki Avrupa, yıllardır Türkiye’ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta; rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imalarıyla süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı mahfillerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir.

Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır.

Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat ne hakkaniyet ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar.

Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.”

AP’nin ülkemizi aşağılamaya çalışan kararları karşısında pek çok kişi ve kurum pozisyon aldı. Bir tek ana muhalefetin sesi çıkmıyor. O, şu sıra ‘kendi kendisini yemekle’ meşgul…

Hep çalışanlar yarışacak değil ya…

Ekonomist dergisi, Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su diye bir liste hazırlamış ve isimleri 1’den 50’ye kadar numaralamış. Üç tane kritere bakmış: Reel sektör şirketleri için ‘2025 yılı ciroları’, finans kuruluşları için ‘faiz gelirleri ile ücret ve komisyon gelirleri toplamı’, sigorta şirketleri için de ‘brüt yazılan primler ve emeklilik teknik gelirleri’ baz alınmış.

Filiz Y.Diren - Philip Morris , Berna A. Öğüt - LC Waikiki, Nilhan Ö. Gökçetekin - Hepsiburada , Güliz Öztürk - Pegasus, Banu SürekIndex, Sitare SezginTeknosa, Elif ÇapçıBeymen, Damla BirolTürk Tuborg, Nihal D. Akınn11, Ayşegül A. OganAktif Bank, Aybala ŞimşekŞekerbank, Eda U. ÖzcanPluxee, Derya E. KökerAlexion, Burcu ÜstünerBayegan, Elif YenerZorlu Enerji, Didem TunçbilekAksa, Esin KaradedeVersuni, Arzu ÜnalWPP Türkiye, Bahar UçanlarDiageo Türkiye, Burçin OzanHSBC, Evren GüzelTEMSA, Jaklin GünerVakko, Özlem Koç - Bahçeşehir Koleji, Pınar KurişQNB Sigorta, Sibel AlyarBNP Paribas Leasing, Yeşim P. Kitapçı Koç Finansman, Ece Kaşıkçı Squibb, Sevinç Y. ÇimecioğluMondi, Cavidan G. KaracaKimpur Global, Dr. Münevver GönençAstraZeneca, Hülya TürkmenGaranti BBVA Securities, Fidan SevilmişKoç Stellantis Finansman, Nergis A. BumedianQNB Faktoring, Pınar E. TursunOneIngage, Hülya YalınSanovel İlaç, Nuray E. PakkanBrown-Forman, Ülkü ÖzcanBaymak / BDR Thermea Group, Oya ŞenerFiba Perakende Grubu, Sandra KhouryMSD, Pamir KaragözQNB Invest, Berrin ÖzselçukAmazon, Seba GacemerSinpaş, Ege PekkınranGroupe SEB, Özge YılmazFiba Faktoring, Tülay DoğrularTP, Sezin ÜnlüdoğanGelecek Varlık Yönetimi, Cemile B. HızlıMplus, Naime C. YalçınHerbalife, Zeynep SelgurSportive , Müge PekerYapı Kredi Portföy

Yöneticiler arası yarışma her zaman iyidir, hep çalışanlar yarışacak değil ya… Sadece iki tavsiyemiz var; 1. Kriterler biraz daha artırılsa; 2. İlan edilirken sıralama yapılmasa; örneğin CEO’lar soyadlarına göre sıralansalar…

Kavramlar

İlgili yazılar